HAYATİ TEK – Bölücü Kürtçülerin tepesine indirdiğimiz her yumruğun, Washington, Londra ve Paris gibi merkezlerden ses vermesi sebepsiz değildir. Çünkü “Bölücü Kürtçülük” ve onunla at başı giden “Ermeni Meselesi”nin derin kökleri, 1815 Viyana Kongresi’ne kadar uzanır. “Şark Meselesi” tezinin ortaya atıldığı Viyana Kongresi ile başlayıp Birinci Dünya Savaşı’na kadar devam…
Hayati Tek
HAYATİ TEK – 1956’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne kayıt yaptıran Erol Güngör, 1961’de bu fakültenin Tecrübî Psikoloji Kürsüsünde asistan, 1965’te doktor, 1978’de profesör olur. 1957’de aynı fakülteden mezun olan Yılmaz Özakpınar ise aynı kürsüde 1964’te doktor, 1978’de profesör unvanını kazanır. Eşzamanlı olarak aynı üniversitede, aynı alanda, aynı kariyeri…
HAYATİ TEK – Ders harici okuduğum ilk kitap, bir romandı: Huzur Sokağı. Sevgili ablamın yönlendirmesiyle, ilkokul beşinci sınıf öğrencisi iken tanıştığım bu yazı türüne olan ilgim, ortaokul sıralarında artarak devam etti. Buhara Yanıyor ile başladığım Yavuz Bahadıroğlu serisinin yanı sıra daha pek çok romanı keyifle okudum. Liseli yıllarıma damga vuran…
Mihrimah, altı kişilik ailemizin en küçüğü; henüz dokuz yaşında. Özel Beysukent İlköğretim Okulu 3. sınıf öğrencisi. Okumayı, kıyafet tasarlamayı, ablası Ceylin Hayat ve babası ile kelime oyunu oynamayı, renklerin dili üzerine söyleşmeyi, şarkı söylemeyi, duygu ve düşüncelerini kâğıda dökmeyi çok seviyor. Bugün iftar öncesi bir yazı kaleme almış. Bütün aileyi…
HAYATİ TEK – Eğitimci, yazar, bürokrat, siyasetçi, devlet bakanı ve milletvekili olarak ülkesine hizmet eden; pek çok insan, bu yüklerden sadece birini kaldırırken dahi zorlanırken, taşıdığı tüm sıfatların hakkını ziyadesiyle veren merhum Ayvaz Gökdemir; fikirleri, yaşantısı ve duruşuyla ülkemizin son kırk yılına damgasını vurmuş ender şahsiyetlerden biridir. Üniversite eğitimi için…
HAYATİ TEK – Merhum S. Ahmet Arvasi, “Tarih bir milleti geçmişte, kültür bir milleti halde, ülkü bir milleti gelecekte birleştirir.” diyor. Bu harika formül, aynı zamanda dava sahibi fikir ve sanat adamlarını da anlatır… Çünkü onlar, ortak bir gayeye doğru yola çıkan insanları aynı bayrağın gölgesinde buluşturan birer ülkü sancağıdırlar……